+dar

Fa +dār دار +tutan, sahip olan, -li, -ci Fa/OFa dāştan, dār- داشتن, دار tutmak, sahip olmak, malik olmak EFa dāraya- a.a. Ave dar- a.a. << HAvr *dher- a.a.

Tarihte En Eski Kaynak

[ F (1451) : beni bazarda iletdiler, kollarımdan dâra asakodılar. ]

Önemli Not: Bu kaynak kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı yazılı ilk kaynaktır. Kullanımı daha öncesinde sözlü olarak veya günlük hayatta yaygın olabilir.

Kelime Kökeni

Farsça ve Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) dār veya dar دار z "1. ağaç, 2. çarmıh, haç, idam ağacı" sözcüğünden türetilmiştir. Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde dāru- "ağaç" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Sanskritçe aynı anlama gelen dáru sözcüğü ile eş kökenlidir. Sanskritçe sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *deru- "ağaç, özellikle meşe ağacı" biçiminden evrilmiştir.

Ek Bilgi

Aynı HAvr kökten Eski Yunanca dóry/déndron, İngilizce tree (ağaç).

Etiketler: Alıntı, Yeni Farsça, Türeme, Eski Farsça , Aynı anlamda, Eşkökenlilik, Avesta, Ses evrimi, Hintavrupa Anadili kategori veya etiketlerine bağlıdır.

Mobil Uygulama

Uygulama marketlerindeki tamamen ücretsiz Etimoloji uygulamamızı indirebilirsiniz.

App StoreGoogle Play